Pratik teknoloji ipuçları, kolay çözümler
İçerik
Son yazılar
Biz kimiz
Yazılım ve teknoloji konularında pratik ipuçları sunan bağımsız bir kaynaktır. Orta düzey bilgiye sahip kullanıcıların günlük sorunlarına hızlı ve anlaşılır çözümler sunuyoruz.

Bilgisayar Uyku Modu ile Hazırda Bekletmenin Farkı

Yıllarca dizüstü bilgisayarımı kapağını kapatıp çantaya atarak taşıdım. Sonra bir gün toplantıya girdim, makineyi açtım ve batarya yüzde 4'te beni karşıladı. O günden sonra uyku modu ile hazırda bekletme arasındaki farkı ciddi ciddi öğrenmek zorunda kaldım. Şimdi ikisini de bilinçli kullanıyorum ve hangisini ne zaman seçeceğimi düşünmüyorum bile. Aşağıda kendi deneyimimden çıkardığım pratik özeti bulacaksınız.

İki mod aslında ne yapıyor?

Uyku modu (Windows'ta "Uyku", Linux dünyasında suspend to RAM veya kısaca suspend) çalışan her şeyi RAM'de tutar. RAM uçucu bir bellek olduğu için içeriğini koruyabilmek adına sisteme sürekli az miktarda akım verilmeye devam eder. İşlemci, ekran, diskler durur; bellek nefes almaya devam eder. Bu yüzden uyku modu güç tüketimi tamamen sıfır değildir, ama oldukça düşüktür.

Hazırda bekletme (hibernate, yani suspend to disk) ise RAM'in tüm içeriğini diske bir dosya olarak yazar ve makineyi gerçekten kapatır. Fişi çekseniz bile durum kaybolmaz. Bedeli, açılış ve kapanışın uykuya kıyasla belirgin biçimde uzun sürmesi ve diskte RAM boyutuna yakın bir alanın rezerve edilmesi.

Kriter Uyku (suspend) Hazırda bekletme (hibernate)
Durum nerede tutuluyor RAM Disk (hiberfil.sys / swap)
Enerji ihtiyacı Sürekli düşük akım Yok
Uyanma hızı Saniyeler Onlarca saniye
Elektrik kesilirse Açık işler kaybolur Etkilenmez
Disk kullanımı Yok RAM boyutuna yakın

Adım adım: kendi kullanımınıza göre seçim

  1. Aranızı bırakacağınız süreyi tahmin edin. Kendi kuralım basit: iki saatin altındaysa uyku, üzerindeyse hazırda bekletme. Masaüstü bilgisayarda prize takılı çalıştığım için uyku modunu daha rahat kullanıyorum; dizüstünde bu sınırı daha da aşağı çekiyorum.
  2. Bataryanın gerçek tüketimini ölçün. Bilgisayarı yüzdesini not ederek uyutun, bir gece bekletin, sabah tekrar bakın. Ben bu testi her yeni makinede yapıyorum, çünkü modeller arasındaki fark şaşırtıcı derecede büyük olabiliyor. Sonuç size hangi eşikte hazırda bekletmeye geçmeniz gerektiğini söyler.
  3. Güç seçeneklerini elden geçirin. Windows'ta Denetim Masası > Güç Seçenekleri altından "Güç düğmelerinin yapmasını istediğiniz işlemi seçin" bölümüne girip "Şu anda kullanılamayan ayarları değiştir" dedikten sonra hazırda bekletmeyi menüde görünür hale getirebilirsiniz. Varsayılan olarak kapalı geliyor ve pek çok kullanıcı bu yüzden seçeneğin varlığını bile bilmiyor.
  4. Kapak kapatma davranışını ayarlayın. Aynı ekranda "Kapağı kapattığımda" için pilde hazırda bekletme, prize takılıyken uyku seçmek benim için en dengeli kombinasyon oldu. Çantaya attığım makine artık ısınmıyor ve şarjı erimiyor.
  5. Karma (hybrid) modu değerlendirin. Hibrit uyku, durumu hem RAM'e hem diske yazar. Uyanma hızlı olur, elektrik kesilirse de veri kaybı yaşanmaz. Masaüstü makinelerde en makul orta yol; dizüstünde ise her uyutmada diske yazma nedeniyle gereksiz aşınma yaratabilir.
  6. Disk alanını hesaba katın. 32 GB RAM'iniz varsa hazırda bekletme dosyası ciddi yer kaplar. SSD'si dolmaya yüz tutmuş bir sistemde bu fark ediliyor; depolama alanını verimli yönetme konusunu ayrıca ele aldığımız yazıda anlattığım temizlik adımlarını uygulamak burada işe yarıyor. Gerçekten hiç kullanmıyorsanız powercfg /h off komutuyla dosyayı kaldırabilirsiniz, ama sonra hızlı başlatmanın da devre dışı kaldığını unutmayın.
  7. Uyanma sorunlarını test edin. Yeni bir sürücü veya BIOS güncellemesinden sonra makineyi bilerek uyutup uyandırıyorum. Sorun çıkarsa ilk baktığım yer ekran kartı sürücüsü oluyor; grafik hızlandırma kaynaklı çökmeler uyanma ekranında da kendini gösteriyor.

Sık yapılan hatalar